Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Kadın Olmak Demek..

Kadın olmak demek; yaratılış itibariyle başımıza gelen her şeye duygusal bakmak, mantığımızı ikinci plana atmak demektir. Kadın olmak demek; katkısız, sadece duyguyla hamur gibi yoğrulmuş olmak demektir. Aklın ve mantığın kabul etmeyeceği bir ütopik dünya içinde bir masal yaratmak demektir. Duygularını ancak bir prens veya bir şehzade ile paylaşma arzularını taşımak demektir. Kadın olmak demek; duygularını genel geçer mantığa göre değil de, mantığını duygularına göre şekillendiren bir varlık olmak demektir. Kadın olmak demek; duygularını zapt edemeyen, duygu yoğunluğuyla cennetten kovulma pahasına, sadece duygularıyla hareket eden bir cismi latif demektir. Kadın olmak demek; hamur yoğurmak, çocuk doğurmak demektir.



Kadın olmak demek; hayatımızı genellikle kendi çizdiğimiz şablona göre şekillendirmeye çalışmak ve o beklentiler içinde olmak demektir.. Kadın olmak demek; naif duygular beslemek, pembe hayallerimizle mutlu olmak, beklentilerimizin gerçekleşmemesiyle de hüsrana uğramak demektir.. Kadın olmak demek; duygularımızın aldığımız kararlara doğrudan etki etmesi demektir. İşte bu tespitler sadece konuyu anlamaya yetecektir sanıyorum. Eğer sorumluluk duygusu taşıyan bir kadın, ya da bir anne konumuna gelen bir insan, sadece duygularıyla hareket ederse, bunun sonuçlarını olumsuzlukların getirdiği ıstıraplar olarak yaşayacaktır. Böyle bir kadın sıradan ve belirgin olmayan bir kadındır. Kimlik ve kişilik problemi yaşayan bir kadındır. Duyguludur, melankoliktir. Fakat duygularını yöneten kadın duyguludur ama, aynı zamanda da duyarlı bir kadındır.. Bilinçli bir kadındır. Sorumluluk duygusu taşıyan bir kadındır. Bencil olmayan bir kadındır. Ancak böyle bir kadın kendi içindeki değerleri keşfeden bir kadındır. Varlığıyla ve duruşuyla Allah'tan başkasına ram olmayan bir kadındır.

Kadın duygusaldır, bunun sonucu duygularının esiri olan kadın kendini kaybetmiştir demektir. Ayakları yere sağlam basmayan kadın, her türlü duygusal rüzgârın etkisine kapılıp kuru bir yaprak gibi, yanlış yönlere savrulabilir. Olmadık durumlara ve kişilere bağımlı hale gelebilir. Oysa bir kadın önce kendisi sağlam durabilmelidir. Kendi içinde duygularını yönetmeli ve herşeye karşı duyarlı olabilmelidir. Duyarlı olan insan aynı zamanda tutarlı, tutarlı olan insan da aynı zamanda duyarlı olan insandır desek asla yanılmış olmayız. Kadın, kendi hayatında maddi ve manevi zenginliğe ulaşmalıdır. Kendini idame ettirecek meziyetlere sahip olmakla birlikte aynı zamanda da manevi itibarını da yüksek tutmalıdır.

Kadın her türlü kasırgaya maruz kalabilir. Bu kasırgalardan etkilenmeden, dimdik durabilmesi, onu sağlam ve güçlü yapar. Özellikle kadın bir anne ise; kadın olarak başına gelebilecek her türlü olumsuzluğa karşı göğüs gerip, önce evladını sağlam bir birey olarak yetiştirebilmesi için her türlü onurlu mücadeleyi vermesi gerekir. Evladının hayatı boyunca maddi ve manevi sıkıntılara gidebilecek bütün çıkmaz yolları önceden kapatabilmelidir. Bu da duyarlılık sahibi olması ve tutarlı davranmasıyla mümkündür.

Her insan gibi her kadın hata yapmasıyla birlikte, toplumumuzda kadının iffeti ve onuruyla ilgili bir hata yapma lüksü olmamalıdır. Diğer hatalar onun için birer tecrübedir. Böylece kadın; bu tecrübeyle kendini bilen, kimlikli, kişilikli, kendi değerini keşfeden ve bunu etrafına olumlu olarak yansıtan, hayatı doğru yorumlayan, iffeti ve şerefiyle zinetlenen ulvi bir değerdir.

Türkan Eraslankılıç

Hiç yorum yok :

Yorum Gönderme