Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Hayatımız Renklensin

Renkler ve zevkler tartışılmaz diye bir söz vardır. Yeryüzünde ne kadar insan varsa o kadar da karakter çeşitliliği var demektir. Yoksa her insan ayrı bir kimlik oluşturmazdı. Ayrı bir kimlik demek apayrı bir kişilik de demektir. Mesleğimiz itibarı ile renklerle çok içli dışlı olduğumuzdan, üç ana renk; mavi, kırmızı ve sarı olarak belirlenmiştir. Bu üç renkten binlerce ve milyonlarca ara renge ulaşmamız mümkündür. Bu üç ana rengin karışımından binlerce ve milyonlarca ayrı oranlarda karışımlarla apayrı bir orjinal renge ulaşmamız mümkündür.

İnsanlar da birbiriyle karışımından doğan nesillerde de genlerin birleşiminden nice sayısız karakterler, kimlik ve kişilikler oluşmaktadır. İnsan ve canlı türlerinde nasıl birbirinden binlerce ve milyonlarca değişim değerler ortaya çıkıyorsa, renklerde de o denli renk kimlikleri ortaya çıkmaktadır. Bu fikirden yola çıkarak her insanın favori renkleri olduğu gibi, haz aldığı farklı zevkleri olacaktır. Kimi insan kış mevsiminde siyah ve kahverengi bir elbise giymeyi renk ve zevk seçimi olarak görüyorsa, kimi insan da kışın elbise renk seçimini lacivert ve haki yeşili tercih etmektedir. Bu seçimin kişinin başta ruh hali ve kimliğini oluşturduğu, genlerle de ilişkili olduğunu düşünebiliriz. Aynı şekilde tercihler rengin dışında, dayanıklılık ve kullanım rahatlığı, hatta giyimde modanın hükmettiği trendlere göre de şekillendiğini söyleyebiliriz. Bu duruma göre kışın kaşmir bir kalın paltoyu tercih ederken, kimisi de içi miflonla kaplı bir sentetik kabanı tercih edebilmektedir.


Bir toplum içinde hepimiz bir renk armonisini oluşturuyoruz. Renklere göre zevklerimiz, zevklere göre de renklerimiz bireysel olarak içimizde ve ruhumuzda bir ahenk içinde bizi yaşatmaktadır. Bir toplumun hem birbirini oluşturan bireysel renk ve zevkleri anlam kazanırken, hem de bir toplumun birey üzerindeki renk ve zevk anlayışları birbirini etkilemekte ve birbiriyle bir ahenk içinde karışımlar oluşturmaktadır. Bireysel renkler ve zevkler ortak payda olarak görebildiğimiz ana renklerde buluşurken, ortak zevklere de kavuşabilmektedir.

Renkler ve zevkler tartışılmaz derken, bu sözcükle insanın fikri değerlerine öncelikli olarak bir saygı ifadesi olarak algılamalıyız. Elbette fikirlerin çarpışmasından doğru, iyi ve güzel kavramlarının kazanılmasında feyiz ve bir bereket vardır. Bu bile ortak değerler içinde bizi aynı potada buluşturacaktır. Toplum demek her bireyin her bireyle kaynaşmasını sağlayacak, birbirine et ve kemik gibi sarıp sarmalayacak, islami, insani, vicdani değerlerin bütün hücrelerimize işlemesi demektir.

Türkan Eraslankılıç

Hiç yorum yok :

Yorum Gönderme