Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Eskisi Gibi Gülümsemeliyiz


Eskiden ev oturmalarına gidilirdi. Köylerde yaşayanlarımız iyi bilir; elektrik yoktu gaz lambası kullanılırdı. Küçük bir sehpa, etrafında genç kızlar kaneviçeler, gergefler işler, çeyiz hazırlıkları yapardı. Anneler kızlarına çaputtan bebekler, babalar  makaradan arabalar yapardı. O ilkel yaşamda bile bereket vardı. Odanın duvarlarında aroması hoş kokan ayvalar, narlar, mısırlar askıda dururdu. Herkes birbiriyle sohbet ederdi. Sevgi ve kaynaşma vardı.  

Tabi bunlar eskidendi. Şimdi elektrik var, televizyon, telefon ve internet var.  Misafirler birbirleriyle sohbet edecekleri yerde, televizyon izliyor. Sohbet ve muhabbetin adı bile yok!. Ekran bizi esir alıyor. Gazlı kolalı içecekler, yağlı, unlu cipsler, çerezler ruh ve beden sağlığımızı da bozuyor. Tatminsizlik ve doyumsuzluğun  yanında  sinirli, agresif oluyoruz. Sevgi, şefkat ve merhametten yoksun kalıyoruz. Aile bireyleri ve toplum olarak paramparça oluyoruz.

Eskiden sohbetin bir anlamı vardı; birbirimizin dertlerine ortak olmak, sorunlarını birlikte çözmek vardı. Sevinçlerine de ortak olmak, birbirimiz için umut olmak vardı. Bütün bunların sebebi elektrik, televizyon, telefon ve internet değildi herhalde. Bunlar nasıl kullanılır bilmeyişimizdendi. Oysa silah adam öldürmek için değil, kendimizi korumak içindir. Bıçak adam yaralamak için değil, ekmek kesmek için, ilaç intihar etmek için değil, şifa bulmak içindir.

Eskiden insanlık hangi temele oturuyorsa, ona dönmeliyiz. Özümüze ve asıl kimliğimize dönmeliyiz. İnançla birleşmeli, umutla yürümeli  ve aynı  duada gülümsemeliyiz.

Türkan Eraslankılıç

Hiç yorum yok :

Yorum Gönderme