Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Kış Geldi, Duygularımız Depreşti..


Kış başlarında bir çoğumuz genellikle havanın griliğinden, bulutların simsiyahlığından, esen fırtınadan, bir yalnızlık, bir hiçlik, bir güçsüzlük çekeriz. Bu ruhsal durumumuzu iklime ve mevsime bağlamasını da biliriz. Bu bir dereceye kadar doğru olsa da, içe kapanıklığın ve  depresyonun tek sebebi bu olmayabilir. "Kış geldi, havalar grileşti, duygularımız depreşti" der ve geçiştiririz.

Bazen iyi niyetimize  karşılık bulamayız. Ufak tefek olarak adlandırdığımız can sıkıcı şeyleri de "Aaamaaan sen de bu da geçer" çıkışıyla haksızlıklar karşısında bile ses çıkarmamayı yeğleriz. Yüzümüzün, kalbimizin yumuşaklığı bizim ceberrut olmanızı engeller. Karşımızdaki kişinin yüz kızartıcı ayıbını yüzüne vurmaktan çekiniriz. Böylece hak arama, kafa tutma ve isyan duygularımızı bastırır, öteliriz. Oysa herşey bilinçaltımızda yuvalannakta ve bir örgüt gibi bünyemizi sarmakta. "Hep haksızlıklar beni mi buluyor" diyerek, biraz da kendimizi sorguya çekeriz.

Çoğumuz uykusuzluk problemleriyle karşı karşıya kalırız. Özellikle biz kadınlar bir türlü deliksiz uykuya kendimizi teslim edemeyiz. Yarım yamalak uykuyla sabahı zor ederiz. Bir o yana bir buyana döner, doluyu boşa, boşu doluya koymaya çalışırız. Bilinç altımızdaki bastırılmış duygular artık kuluçkadan çıkmış, faaliyettedir. Unutursunuz  artık uykuyu, uyumak nedir bilemezsiniz!..

Hele çocukluğumuzda yaşadığımız o hırpalanmış duygularımız yok mu!.. Hepimizde vardır. Çocukluğumuzda kışları evimizde harıl harıl  yanan sıcak sobanın yanında ders çalışırken, üzerimize tatlı bir rehavet  çökünce, elimizde ders kitabı, nasıl uyuyup kaldığımızı bir düşünün!.. Böyle bir durumdayken bir üvey annenin soba maşasıyla başına vurarak "Kalk yatağına yat, seni kaldıramam" dediği, ilkokul birinci sınıfa giden küçük kız artık büyümüş, okumuş, evlenmiş, anne olmuş bir kadındır. Oysa onun yakasını  bilinç altındaki hırpalanmış ve yaralanmış duyguları bırakmamıştır. Uykusuzluğun tek sebebi ne kış, ne kar, ne de fırtınadır; belki de çocukluğunda sıcak soba başında, mışıl mışıl uyurken küçük kızın başına vurulan metal bir maşadır.


Türkan Eraslankılıç

4 yorum :

  1. Harika yazmışsınız yine 😢

    YanıtlayınSil
  2. Okadar güzel ve icten anlatmişsınizki tebrik ediyorum sizi gerckten cok tşkrler

    YanıtlayınSil
  3. Ürperdim doğrusu. Finali muhteşem yazmışsısınız. yüreğinize sağlık.

    YanıtlayınSil