Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Kıyafetlerimizle Yenilenmek ve Güncellenmek


Giyim kuşam kültürünü aynı zamanda kendimiz için, bir çeşit  ruhen tatmin aracı olarak görebiliriz. Göz görür, gönül çeker. Birçok elbise ve aksesuarımızı ihtiyaç duymadan da, vitrinde gördüğümüzü satın almak isteriz. Üstelik buna benzer gardırobumuzda kıyafetimiz olsa da, ama bunun rengi mavi, evdeki kırmızı diyerek bahaneler de buluruz. Böyle böyle gardıroplar tıka basa dolar, taşar, artık ayakkabılarımızı bile koyacak yer bulamayız. Kırk çift ayakkabım var benim diyenlere rastlarsınız. Bunlar sanki ayakkabı çanta delisidir. Oysa bu delilik; varlıkla eş değerdir. Parası olan çatır çatır harcar, kullansa da, kullanmasa da o anlık duyguyla alış veriş yapar, mağzadan da sahte bir gülümsemeyle çıkar ve mutlu olduğunu düşünür.


Oysa varlıklı da olsan, gereksiz, kullanmayacağın şeyler almamalısın.  Para harcamanın bir disiplini olmalı. Bir anlamda tüketici birey  olma yerine,  bilinçli kullanıcı olmalıyız. Velev ki aldığımız elbiseler, ayakkabılar, çantalar, hatta takı ve telefonlar bize göre modası geçmiş olabilir. Fakat değerli ve kaliteli  bir eşyanın modasının geçmiyeceğini de biliriz. Bir süre önce aldığımız elbise, ayakkabı ve aksesuarlarımızın neredeyse yarısını hiç kullanmayız. Ya da onları beğenmeyiz. Ama yine de gardıroplarımızda nedense bekletiriz. Onları bir ihtiyaç sahibine vermeyi de akıl edemeyiz. Bu kötü alışkanlık, herşeye sirayet eder. Bir zaman evin darlığından, dolapların küçüklüğünden, hatta böyle bir evde yaşamanın zor olduğundan bile  yakınırız.


Aslında kıyafetlerimizle yenilenmek ve güncellemek demek; ihtiyacımız kadarını satın almak, gereksiz alış veriş yaptık ise, fazlalıkları gardırobumuzdan çıkartıp tanıdık, tanımadık kişilere vererek gönül alabiliriz. Bir taraftan da sevdiğimiz bir elbiseyi, ayakkabıyı, hatta çantayı tepe tepe kullanırız. Eskise bile, bir takım tadilatlarla ve düzeltmelerle yeniden işlevlik kazandırırız. Bu da bizim için bir terapidir. Sözün kısası önce giyim kuşam ve aksesuarlarımızdan başlayarak, fazlalıkları ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak, çok severek giydiğimiz elbiselerimizi de koruyarak, sadece ihtiyaç duyduğumuzda kılı kırk yararak gardırobumuza bir yenisini eklemek akıllıca bir davranış olacaktır. İnsan zihnini kirleten, ruhsal travmalara yol açan, savurganlığa karşı da aşılanmış ve bağışıklık kazanmış olacağız.

Buradaki en önemli husus neyi nasıl giyerim, nasıl kullanırım, ne yakışır ve ne yakışmaz gibi tereddütü olanlar güveneceği kişlerin onayını alabilir. İşi gereği çok çeşitli elbiselerle  gardropları tıka basa dolanlar, mutlaka profesyonel  bir stil danışmanından da profesyonel destek alabilirler.

Türkan Eraslankılıç

1 yorum :